Kimseden Kimseye Mektup 3

Genç adam kafasına çarpan bir şeyle durup etrafına baktı ve hemen yanı başında duran buruşturulup top haline getirilmiş kağıdı fark etmesi uzun sürmedi.

Öfkeyle kağıt topu yerden alarak bir kez daha etrafa bakındı; görünürde kimse yoktu. Topu çöpe atmaya hazırlandığı sırada belli belirsiz, kargacık burgacık, okunması çok zor yazıyı gördüğünde duraksayıp buruşuk kağıdı olabildiğince düzelterek incelemeye koyuldu.

Kimseden kimseye yazısını seçebilmişti. Bu akımı biliyordu ve emindi ki bir aptal işsizin halt yemesiydi, yine kâğıdı atmaya yeltendiğinde bu defa acemi dedektif tarafı devreye girmişti. Artık elindeki kâğıt gizemli bir mesaj haline bürünmüştü adeta.

Seri adımlarla yolun karşısında bulunan parka girip en yakın banka oturdu; hâlâ elinde olan mektubu dikkatle incelemeye başladı…

Arkileos 27 Ağustos 2028

Merhaba,

Dün bulduğum mektup üzerine bu akıma ben de katılmaya karar verdim. Mektubu camdan atmayı planlıyorum… eğer bir yerine geldiyse üzgünüm. Tanıdığım kimseye anlatamayacağım bir şey anlatacağım…

Ahsen Berkay’a aşık. Berkay yakışıklı ve Ahsen güzel ama yakıştıramıyorum bir türlü ve başka şeyler de var. Ahsen o kadar iyi niyetli ve tatlı ki, ona bunu söyleyemiyorum, üstelik Melissa da Berkay’a aşık ve Melissa’yı de severim. Tamamen arada kaldım, söylemeliyim ki Berkay Melissa’yı seviyor. Ahsen’in nasıl bir yıkım yaşayacağını hayal edebiliyor musun? Ben edebiliyorum ve bunu istemem de. Neyse ki iki kız da kavga edecek değil.

Şimdi bunu yazarken bir taraftan da düşünüyorum, birine anlatırsam dedikodu yayılır ama Ahsen’in bu aşktan vazgeçmesini de istiyorum, belki Berkay’la konuşurum. Çok ilginç bir çocuk, ilgi odağı olmayı seviyor, bu defa da bu çocuk sırf iki güzel kız kendisine aşık diye bir havaya girerse, yapar mı dersin? Allah’ım çok zor…

Neyse kafanı şişirdim. Sanırım Berkay’ın ağzını arayacağım önce ve olmadı, işler kötüleşirse işleri yetişkinlere bırakırım. Berkay’a hiç güvenemedim şimdi, sevimsiz şey… -.-

BAYAN HER KİMSE

Kâğıdı sinirle parçalara ayırdı; tam bir zaman kaybıydı, üstelik o birbirine girmiş gibi duran saçma harf çorbasını çözmek biraz vaktini bile almıştı. Hırsını alamayıp kağıtları yine parçaladı. “Aptalca,” diye mırıldandı ama en azından kız işi yetişkinlere bırakmaktan bahsediyordu. “Eh biraz zekâ göstergesi sayılır,” diye ekledi küçümseyen bir tonda ve hemen ardından hiçbir zaman karşılaşmayacağı bir zavallıyı hor gördüğü için kendine kızarak banktan kalktı, küçük kağıt parçalarını en yakında bulunan çöpe atarak yeşillikleriyle göz alıcı parktan ayrıldı… ayrıca daha iki bin yirmi üç yılının sonundaydılar.

Bu saçma katılmayacaktı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir